İnsan bazen şehir sokaklarında değil kendi iç dünyasında kaybolur. Ardında bıraktığı bir aşkın gölgesine tutunmaya çalışırken, aynalara baktığında kendine bile yabancılaşan bir ruhun hikayesidir bu. Kalbi kırık, gururu ağır; ne geri dönecek bir cesareti ne de nereye gittiğini bilen adımları... İçindeki ışıklar bir bir sönerken geçmişine kendini bağlayan köprüler de bir bir yıkılır. O artık kalabalıkların arasında kimsesiz, haritası silinmiş kayıp bir şehirdir. Zifiri bir karanlığın ortasında, uçuruma yuvarlanmadan önce tek bir şey bekler: Uzaklardan uzanacak bir el ve son kez parlayıp yolunu aydınlatacak bir ışık...more